Adres :  
Tunalı Hilmi Cad.
31/2 Küçükesat
ANKARA
Tel :  
0312 425 7 425
0533 590 17 90
Belgeç:  

0312 424 15 35

E-posta:

hiperaktivite-w@tr.net

 
Banka Hesap No:
İş Bankası
Aşağı Ayrancı Şubesi 4236 (şube kodu) 332096
 
 

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE

VE 
ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ DERNEĞİ

DEHB’na Eşlik Eden Belirtiler

DEHB’nda temel belirtiler içinde yer almayan ama bu bozukluğun tanısını almış olan bireylerin çoğunda sıklıkla görülen bazı belirtiler vardır. Bunlar DEHB’na eşlik eden bozukluklar olarak tanımlanır. Tanı için bu belirtilerin görülmesi şart değildir ancak bunların  var olması tanıyı destekler.

Eşlik eden belirtiler şu başlıklar altında toplanabilir:

a)Dağınıklık, düzensizlik

b)Dalgınlık, hayal kurma

c)Tutarsızlık

d)Koordinasyon güçlükleri, sakarlık

e)Bellek sorunları

f)Sosyal ilişkilerde sorunlar

g)Saldırgan davranışlar

h)Düşük benlik saygısı

a) Dağınıklık:

Dikkat eksikliğ olan bireylerde dağınıklık en sık görülen belirtilerden biridir. Kılık kıyafetten, eşyalarına kadar herşeyi dağınıktır. Aile ve öğretmenler dağınıklığı şu cümlelerle ifade ederler:

“ Odası darmadağınık ”

“ Sürekli birşeylerini kaybeder “

“Evde devamlı bir şeyler ararız”

“ Üstü başı dağınıktır ”

" Bir kalem çıkarır, kağıt  ararken kalemi kaybeder, yeni bir kalem arar...bir türlü başlayamaz ”

“ Defterleri çok düzensiz ”

“ Sırasının üstü karmakarışık, yanına kimseyi oturtamıyorum ”

Dağınıklığın temel nedenlerinden birisi bir şey yaparken o işe yeterince kendini vermemek ya da başka şeyler düşünmektir. Örneğin çocuk mutfağa giderken elinde kalemi de vardır, kalemi mutfakta bırakır, bardağı alır onu da odada bırakır. Tüm bunları yaparken başka şeyler düşündüğünden daha sonra hatırlamaz. Diğer bir neden de düzenli olamamaktır. Bu kişiler planlı ve düzenli olamadıkları için bu dağınıklık yaşamın tüm alanına yansır. Okula götürülmesi gerekn bir şeyi ya da yapılması gereken bir ödevi ya hatırlamaz ya da son anda söyler.

 

b) Dalgınlık:

Dikkat eksikliği olan bireyler sıklıkla dalgın kişiler olarak tanımlanırlar. Özellikle kendilerine sıkıcı gelen ortamlarda ya da fazla ilgilerini çekmeyen bir işi yaparken dalgın, yarı uykuda gibi olabilirler. Anne baba ve öğretmenler bu özelliği şu cümlelerle tanımlarlar:

“ Kendisi sınıfta ama aklı nerede bilmiyorum “

“ Derste neredeyse uyuyacakmış gibi oluyor ”

“ Atari oynadığı zamanlar dışında sanki yarı uykuda gibi 

“ Bazen saatlerce ödev başında hiç bir şey yapmadan duruyor ”

c) Tutarsızlık:

DEHB olan bireyler o kadar değişkendirler ki anne babalar “sanki iki kişiliği var” diye tanımlarlar. Birgün ödevlerinin tümünü isteyerek yapabilir, diğer gün hiç birini yapamaz.

“ Bir anı bir anına uymuyor ”

“ Çok keyifli iken birden öfkeleniyor ”

“ Başarısı çok değişken , aynı dersin sınavlarında bile bir iyi bir kötü not alabiliyor ”

“ Bir gün ödevlerini tam getirir bir gün hiç birini yapmadan gelebilir ”

“ Ondan ne bekleyeceğimi bilemiyorum ”

“Ne zaman ne yapacağı belli olmaz”

d) Koordinasyon Sorunları

DEHB olan bireylerin bazılarında motor becerilerde sorunlar olabilir. En sık görülen ince motor beceri sorunu el yazısına ilişkin sorundur. El yazıları çirkindir, yazı yazmayı sevmezler, yavaş yazarlar. Koordinasyon sorunlarını anne baba ve öğretmenlerin tanımlamaları:

“Çok sakar ”

“ Yürürken kapılara eşyalara çarpar ”

“Koşarken ayakları birbirine dolanıyor”

“ Yemek yerken o kadar döküp saçıyor ki birlikte yemek yiyemez olduk”

“O kadar çok düşer ve yaralanır ki üzerinde yara izi olmayan yer kalmadı”

Ayakkabı,  kravat bağlamayı öğrenemiyor ”

e) Bellek Sorunları:

Dikkat eksikliği bellek bozukluğuna neden olmaz ancak aile ve öğretmenler sıklıkla dikkat eksikliği olan çocuğun unutkanlığından yakınırlar. Burada asıl sorun söylenen şeyin o sırada dikkat alanına girmediği için öğrenilmemesidir.  Dikkat eksikliği olan bir birey o anda kendisine söylenene ya da çalıştığı şeye dikkatini verebildiyse öğrenebilir ve daha sonra unutmaz. Hatta ilgi alanına giren konulardaki şeyleri diğer çocuklardan daha iyi öğrenebilir. Bu sorun özellikle çocuklardan birşey yapmaları istendiğinde ya da bir kaç komut bir arada söylendiğinde yaşanır. Anne baba ve öğretmenler bellek sorunlarını şöyle anlatırlar:

“ Belleği iyi mi kötü mü anlayamadık, bazı şeyleri çok iyi hatırlıyor, ama bir dakika önce söyleneni hatırlamıyor “.

“ Bir şey yapmasını söylüyorum, başka bir şey yapıyor “,

“ Mutfağa gittiğinde ne alacağını unutmuş oluyor”

“ Okula getirmesini istediğim şeyleri mutlaka yazılı olarak vermem gerekiyor “

“ Akşam öğrettiklerimi sabah unutuyor”

“ Eşyalarını nereye koyduğunu hatırlamıyor, mutfaktan oyuncak topluyoruz”.

 

f) Sosyal İlişki Sorunları:

DEHB olan çocuklar çok duyarlı olmalarına ve başkaları tarafından kabul görmeyi çok istemelerine rağmen sosyal ilişkilerde sorunlar yaşarlar. Bu bireyler sosyal ipuçlarını yanlış değerlendirdikleri, yapacakları şeyin sonucunu düşünmeden yaptıkları, söylecekeleri şeyin karşıdakini nasıl etkileyeceğini düşünmeden söyledikleri için bu sorunlar ortaya çıkar. Kişinin çevreyle ilişkilerini bozacak düzeyde olabilir. Anne baba ve öğretmenler sıklıkla bu sorunlardan yakınırlar:

“ Arkadaşları ile ilişkisi çok dengesiz ”

“ Arkadaş partilerine çağırılmıyor “

“ Grup etkinliklerine kimse onu katmak istemiyor ”

“ Sınıfta kimse onun yanında oturmak istemiyor ”

“ Kurallı oyunlarda sorun çıkartıyor ”

" Yaşına uygun davranışlar göstermiyor”

“Nerede nasıl davranacağını bilmiyor”

 

g) Saldırgan Davranışlar:

Saldırganlık DEHB’nun temel belirtilerinden biri değildir. Bununla birlikte bu kişiler akıllarına geleni, sonucunu düşünmeden yaptıklarından zaman zaman çevrelerine zarar verici davranışlarda bulunabilirler ancak olaydan hemen sonra pişman olurlar.

“ Sinirlendiğinde gözü birşey görmez, çevresine zarar verebilir ”

“ O kadar çok disiplin cezası aldı ki bundan hoşlandığını düşünmeye başladım ”

“ Sık sık arkadaşları ile kavga döğüş ediyor ”

“ Eşyalara zarar veriyor ”

" Her fırsatta kardeşine vuruyor ”

 

h) Düşük Benlik Saygısı:

Yukarıdaki belirtilerin çoğu nedeniyle sürekli olarak çevrelerinden olumsuz geri bildirim alan birey sonunda olumsuz bir benlik imajı geliştirir, kendine güveni azalır, kendini beğenmez ya da kendini kötü biri olarak kabul eder.  Aileler bunu şu cümlelerle ifade ederler:

“Kendine güvenmiyor”

“ Kendinden küçüklerle oynamayı tercih ediyor “

“ Kimsenin onunla arkadaş olmak istemediğini düşünüyor “

“ Başarısız olduğunda hemen vazgeçiyor, uğraşmıyor “

“ Nasıl olsa yapamam diyor, denemeden vazgeçiyor “

“Kötü çocuk olduğunu söylüyor “

“Bizim onu sevmediğimizi düşünüyor”