|
Biz yürüyüşte iken seyahat şirketimiz de öğle
yemeğimizi hazırlıyorlardı.
İki
saatlik yürüyüşten döndüğümüzde hepimiz acıkmış ve susamıştık. Yemeğimizin
yarım saat sonra hazır olacağını öğrenmemiz üzerine ağaçsız alandaki at ile tay
gözümüze ilişti. Dernek olarak büyük çocuklarımızı at' a küçük çocuklarımızı da
tay' a bindirmeyi düşündük ve uyguladık. Keyifleri görülmeye değerdi.
Büyük
çoğunluk hiperaktif olunca mangal sırasında ortaya çıkacak görüntüyü merak
ediyordum. Sanki tüm geziye katılanlar anlaşmış gibi sıraya girerek mangalda
pişen köfte,tavuk ve sucuklarını isteklerine göre aldılar. Bu görüntü bana
hiperaktif hiperaktifi görünce isteklerini erteleyememelerini ertelerler
dedirtti.
Yemek
sonrasında büyükler kurdukları hamakta sallanırlar iken küçükler çift kale maç
yapmaya başladı. Benim olduğum takım Kazım babanın takımına 10-4 yenildi. Benim
6 gol attığım maçta nasıl yenildiğimizi anlayamadım. Bu maç baştan sona
görülmeye değerdi. Koordinasyon sorunu olan çocuklarımızın ayak ve top ilişkisi
çok hoş sahnelerin ortaya çıkmasına yol açmıştı.
Maçtan
sonra çocuklarımız, tadı damaklarında kalan, at ve tay'a binmek istediler. Bu
isteklerinin yerine getirilmesinden sonra ikinci konaklama yerimiz olan
Karagöl' e hareket ettik. Karagöl'ün muhteşem görünüşü karşısında geziye
katılanlar resimde görüldüğü gibi bu manzarayı beyinlerine kazıdılar.
|
|
|
Çığır
burada da çocuklarımıza liderlik yaptı. Onları ailelerden uzaklaştırıp göl
kenarında yürüyüşe götürdü.
Karagöl
deki bir başka kazancımız ise bizden başka bir grupla karşılaşmamızdı. Bu grup
ODTÜ Doğa Sporları Kulübüydü. Karagöl de Çelik Çomak şenliği düzenlemişler ve
bu şenlikteki aktiviteleri sıra ile gerçekleştiriyorlardı. Bu şenliğin amacının
çocukluğumuz oyunlarının yeni nesillere oynayarak öğretmekmiş. Oynanan mendil
kapmaca, beş taş, yakan top, kuka, minik kale futbol, yağ satarım bal satarım
gibi oyunlar çocukluğumuzu hatırlamamıza neden oldu. Bu güzel topluluğun bundan
sonraki aktivitelerine katılmamız için bize elektronik posta ile davetiye
gönderecek olmalarının çok hoşumuza gittiğini ilave etmek isterim.
Dönüş
yolculuğumuzda geziye katılanları mutlu görmek bu gezimizin amacına ulaştığını
gösteriyordu. Anne babalar çocuklarına dikkat et, yapma, ben sana dememiş
miydim. gibi sözler sarf etmedikleri ender günlerden birini yaşamışlardı.
Geziye katılanlar birbirlerinin telefonlarını alıyor ve Ankara da birlikte
sinemaya gitmek için randevulaşıyorlardı. Akşam cep telefonuma bırakılan
teşekkür mesajları tüm yorgunluğumu alıp götürmüştü.
Hiperaktiflerin
kendilerine zarar vermeden bu geziyi nasıl tamamladıklarını merak ettiğinizi
tahmin edebiliyorum. Işık dağından Karagöl'e hareket etmeden önce beni de
hamakta salladılar. Artık ineyim dememi duyan ip koptu ve sırtüstü yere
yapıştım. Yeni gezilerde buluşmak ümidiyle. 24.06.2002
H.Nezih
ÇINGIR
|
|