BU SENEYİ DE HALLETTİK PİKNİĞİ YAPILDI

 

Geçen sene yapmayı planlamamıza karşın yoğun yağış nedeni ile iptal etmek zorunda kaldığımız pikniğimizi bu sene gerçekleştirdik.

Bu pikniği yapmak istememizin en önemli nedeni çocuklarımız ile ailelerin kaynaşmasını sağlamaktı. Ben çocuğumun gelişiminde böyle bir aktivitenin olmamasının üzüntüsünü yaşamıştım. Bu nedenle de bu aktiviteyi hayata geçirmek için yoğun çaba harcadım. Böyle bir toplu eylemi dernek olarak ilk defa yapıyorduk ve nelerle karşılaşacağımızı bilemiyorduk.

Sabah 08.00 da Atatürk Lisesinin bahçesinde buluştuk. Otobüsümüzün hareketi sonrasında tek tek kendimizi tanıttık. Seyahat şirketinin çay,kahve ve poğaça ikramına şarkılar ile fıkralar eşlik etti. Yaklaşık iki saat sürecek yolculuğumuzun ilk molasını Kızıcahamam da verdik. Çocuklarımız bu molayı Çığır abisinin önderliğinde futbol oynayarak geçirdiler. Küçük çocuklarımızın yol boyunca televizyonlardan gördükleri hayvanlara gösterdikleri sevgi gösterisi görülmeye değerdi.

Işık Dağının o güzel tabiat örtüsünde konaklama yerini belirledikten sonra iki grup halinde dağ zirvesi yürüyüşünü başlattık. Tabii ki ilk grup çocuklarımızdan oluştu. Çığır benimle birlikte ilk grubun içinde yer aldı ve gezi bitinceye kadar beni gururlandıran bir sorumlulukla bu grubun liderliğini üstlendi. Çığırda cep telefonunun olması bazı uyarıları çok daha kolay yapmamızı sağladı. Bu yürüyüşte de bir eşyamızı kaybettik ve bulduk. Biz öndeki grup olarak yürüyüşümüze devam ederken anne babalar da bizim arkamızdan sohbet ede ede geziniyorlardı

 
Yürüyüş sırasında bulduğumuz büyük bir kaya parçasının üzerine çıkarak günün anlam ve önemine binaen milli futbol takımımıza tezahürat yaptık.

Biz yürüyüşte iken seyahat şirketimiz de öğle yemeğimizi hazırlıyorlardı.
İki saatlik yürüyüşten döndüğümüzde hepimiz acıkmış ve susamıştık. Yemeğimizin yarım saat sonra hazır olacağını öğrenmemiz üzerine ağaçsız alandaki at ile tay gözümüze ilişti. Dernek olarak büyük çocuklarımızı at' a küçük çocuklarımızı da tay' a bindirmeyi düşündük ve uyguladık. Keyifleri görülmeye değerdi.

Büyük çoğunluk hiperaktif olunca mangal sırasında ortaya çıkacak görüntüyü merak ediyordum. Sanki tüm geziye katılanlar anlaşmış gibi sıraya girerek mangalda pişen köfte,tavuk ve sucuklarını isteklerine göre aldılar. Bu görüntü bana hiperaktif hiperaktifi görünce isteklerini erteleyememelerini ertelerler dedirtti.


Yemek sonrasında büyükler kurdukları hamakta sallanırlar iken küçükler çift kale maç yapmaya başladı. Benim olduğum takım Kazım babanın takımına 10-4 yenildi. Benim 6 gol attığım maçta nasıl yenildiğimizi anlayamadım. Bu maç baştan sona görülmeye değerdi. Koordinasyon sorunu olan çocuklarımızın ayak ve top ilişkisi çok hoş sahnelerin ortaya çıkmasına yol açmıştı.

Maçtan sonra çocuklarımız, tadı damaklarında kalan, at ve tay'a binmek istediler. Bu isteklerinin yerine getirilmesinden sonra ikinci konaklama yerimiz olan Karagöl' e hareket ettik. Karagöl'ün muhteşem görünüşü karşısında geziye katılanlar resimde görüldüğü gibi bu manzarayı beyinlerine kazıdılar.

Çığır burada da çocuklarımıza liderlik yaptı. Onları ailelerden uzaklaştırıp göl kenarında yürüyüşe götürdü.

Karagöl deki bir başka kazancımız ise bizden başka bir grupla karşılaşmamızdı. Bu grup ODTÜ Doğa Sporları Kulübüydü. Karagöl de Çelik Çomak şenliği düzenlemişler ve bu şenlikteki aktiviteleri sıra ile gerçekleştiriyorlardı. Bu şenliğin amacının çocukluğumuz oyunlarının yeni nesillere oynayarak öğretmekmiş. Oynanan mendil kapmaca, beş taş, yakan top, kuka, minik kale futbol, yağ satarım bal satarım gibi oyunlar çocukluğumuzu hatırlamamıza neden oldu. Bu güzel topluluğun bundan sonraki aktivitelerine katılmamız için bize elektronik posta ile davetiye gönderecek olmalarının çok hoşumuza gittiğini ilave etmek isterim.

Dönüş yolculuğumuzda geziye katılanları mutlu görmek bu gezimizin amacına ulaştığını gösteriyordu. Anne babalar çocuklarına dikkat et, yapma, ben sana dememiş miydim. gibi sözler sarf etmedikleri ender günlerden birini yaşamışlardı. Geziye katılanlar birbirlerinin telefonlarını alıyor ve Ankara da birlikte sinemaya gitmek için randevulaşıyorlardı. Akşam cep telefonuma bırakılan teşekkür mesajları tüm yorgunluğumu alıp götürmüştü. 

Hiperaktiflerin kendilerine zarar vermeden bu geziyi nasıl tamamladıklarını merak ettiğinizi tahmin edebiliyorum. Işık dağından Karagöl'e hareket etmeden önce beni de hamakta salladılar. Artık ineyim dememi duyan ip koptu ve sırtüstü yere yapıştım. Yeni gezilerde buluşmak ümidiyle. 24.06.2002

H.Nezih ÇINGIR